|
1. İmam ALi (A.S)
Birinci İmam Hz. Ali (a.s)
Aleviliğin kökeni genel olarak Hz. Muhammedin vefatı sonrasında yaşanan
gelişmelere dayanmaktadır. Ancak Anadolu Aleviliği ele alınırken
islamöncesi ve sonrası birçok farklı dinsel ve kültürel unsuru da gözden
kaçırmamak gerekmektedir.Önce Aleviliğin doğuşuna yolaçan gelişmeleri
görelim:
Hz. Muhammedin vefatı sonrasında ortaya çıkan kimin halife olacağı sorunu,
Alevi-sünni meselesinin ilk tohumlarını atmıştır. Hz. Muhammed daha
sağlığında birçok kez Hz. Alinin halefi olacağını vurgulamıştı. Hz.
Muhammedin soyu, kızı Hz. Fatımayı eş olarak verdiği Hz. Aliden devam
etmişti.Hz. Muhammed Mekkeye Hicret ettiği zaman da ailesine ve işlerine
bakmak üzere Hz. Aliyi yerine bırakmıştı. Üstelik Peygamber Hz. Alinin
katıldığı hemen hemen bütün savaşlarda onu komutan olarak atamıştır.
Bilindiği üzere Hz. Muhammed Veda Haccı dönüşünde (632) Gadîru Hum adlı yerde
beraberindeki müslümanlarla konaklayarak bir konuşma yapmış ve bu
konuşmasında kendisinden sonra amcasıoğlu ve damadı
Hz. Alinin müslümanlara önder yani halife tayin olduğunu ifade etmişti.
Orada aralarında İkinci Halife Ömerin de bulunduğu müslümanlar bundan
dolayı Hz. Aliyi kutlamışlardı.
Ölmeden önce Hz. Muhammed Bana bir kalem ve kağıt getirin size bir vasiyet yazdırayım
ki, benden sonra ihtilafa düşmeyesiniz. demiş ancak bu isteği yerine
getirilmemiş ve Peygamber vasiyetini yazamadan vefat etmişti. Daha sonra
Hz. Ali ve diğer aile üyeleri Peygamberin defin işleriyle uğraşırken, Ebu
Bekir ve Ömerin de aralarında bulunduğu ensar ve muhacirin ileri
gelenleri iktidar kavgasına başlamışlardı bile. Bu iktidar mücadelesi Ebu
Bekirin halife olması ile sonuçlanmış, daha sonra sırasıyle Ömer ve Osman
halife olmuşlardır. Sonuç olarak bu üç kişinin halifelikleri, deyim
yerindeyse Peygamberin Ehli Beytine rağmen gerçekleşmiş, bu nedenle
yüzyıllardır tartışılagelmiştir. Hz. Ali ve Hz. Fatıma bu halifelikleri
onaylamamakla birlikte, iktidar uğruna gerginlik yaratmaktan da
kaçınmışlar, bu haksızlığı sineye çekmeyi uygun görmüşlerdir.
Alevi-Sünni meselesinin ilk çıkışı özetlemeğe çalıştığımız bu halifelik meselesine
dayanır. Ehli Beytin başına gelenler ve bunlardan en önemlisi Kerbela
Olayı ise Aleviliğin siyasal ve düşünsel bakımlardan daha da
olgunlaşmasına ve Araplar dışındaki diğer uluslar arasında da yayılmasına
neden olmuştur.Şimdi bu gelişmeleri görelim:
Osmanın
halifelik dönemi (644-656), daha önce tohumları ekilmiş bulunan
bölünmelerin, problemlerin su yüzüne çıktığı bir dönem olmuştur. Halife
Osmanın yönetiminde akrabalarına, yani Emevi ailesine gösterdiği aşırı
yakınlık ve valiliklere onları tayin etmesi ve diğer suistimaller ona
karşı Irak, Mısır, Hicaz ve Suritede yoğun bir hoşnutsuzluk duyulmasına
yolaçmıştır. Valileri halka kötü davranıyor olmalarına rağmen onları
koruyucu bir tutum takınmış, sonuçta Mısır, Basra ve Kûfeden yola çıkan
gruplar Halife Osmanın evini kuşatarak onu öldürmüşlerdir.(656)
Üçüncü Halife
Osmanın öldürülmesi sonrası Hz. Ali halifeliği sahabenin ısrarları
üzerine kabul etmiştir. Hz. Ali iç karışıklıkların çok yoğun olduğu bir
dönemde ve bu karışıklıkları sonlandırmak amacıyla halifelik görevini
kabul etmiştir. Daha önce Osmanın aleyhinde bulunmuş olan Hz. Muhammedin
eşlerinden Ayşe, Talha ve Zübeyr, Hz. Alinin halife olması sonrasında onu
Osmanın ölümünden sorumlu tutarak Cemel savaşına yolaçmışlardır. Cemel
Savaşı Hz. Alinin galibiyetiyle sonuçlanmıştır. Hz. Ali bu olaydan sonra
Şamda hüküm sürmekte olan ve kendisine biat etmeyi reddeden Şam Valisi
Muaviye sorununun çözümüne girişti. Muaviye, Hz. Aliyi Osmanın ölümünden
sorumlu tutuyor ve Şamda bunun propagandasını yapıyordu. Hz. Alinin
uyarıları sonuçsuz kalınca Hz. Ali ve Muaviye Orduları arasında Sıffin
Savaşı (657) başlamış oldu. Hz. Alinin ordusu savaşı kazanmak üzereyken,
Muaviyenin yakın adamı Amr İbn-ül Asın, askerlerin mızraklarının ucuna
Kuran sayfalarını bağlatarak Allahın kitabı sizinle bizim aramızda hakem
olsun. diye bağırtması sonucu Hz. Alinin ordusu saldırıyı durdurdu. Bu
şekilde Amrın hilesi işe yaramış ve iki taraftan hakemler seçilmiş, bir
sonuca ulaşılamamıştır. Burada Hz. Alinin ordusundan ayrılan bir grup da
Hariciler adını almışlardır. Böylece müslümanlar Hz. Ali yandaşları,
Muaviye yandaşları ve Hariciler olmak üzere üçe bölünmüş oluyorlardı. Hz.
Ali vefatından önce Haricilere yönelik askeri bir harekat düzenlemiş,
önemli bir bölümünü yok etmişti.
24 Ocak 661de ise Hz. Ali, İbn Mülcem
adlı bir harici tarafından uğradığı saldırı sonucunda şehid olmuştur.
|
|
2. İmam HASAN (A.S)
ikinci İmam Hz. Hasan (a.s) Hicretin üçüncü yili Ramazan ayinin on besinde
dünyaya geldi. Babasi Hz. Ali, annesi Fatimadir. Hz.Hasan, Resulullahin,
Hz.Alinin ve Hz. Fatimanin terbiyesiyle büyüdü. Resulullah Hz. Hasan'i çok
severdi. Resulullah: Hasan ve Hüseyin cennet gençlerinin efendileridir
buyurmustur.
Hz. Hasan (a.s) Hz.Ali'nin sehadetinden sonra İmam old. İmam olmasindan on ay
geçmeden, Muaviye, saltanatini yayginmastirabilmek için, bir süre desiseler
tertipleyerek, imama karsi çikti. İmam Hasan, kendi ashap ve komutanlarinin
vefasizligi ve Müslümanlarin Ümeyyeogullarini iyi tanimamalari yüzünden ve
ortamin da bir kiyama elverisli olmadigini görerek Muaviye ile belli sartlar
üzerine sulh etti. Fakta Muaviya sartlarin hiç birine riayet etmedi ve böylece
Ümeyyeoguhllarinin içyüzü yavas yavas ortaya çikmaya basladi. Sonunda Muaviye
İmam Hasan'in varligini tahammül edemeyerek imami 47 yasinda iken hicretin
50. yili safer ayinin yirmi sekizinde zehirleterek sehit etti. İmam Hasan
(a.s) Medine de Baki mezarligina defnedildi.
|
|
3. İmam HÜSEYIN (A.S)
Üçüncü İmam Hz. Hüseyin, Hicretin dördünçü yilinda Saban ayinin üçünçü
gününde Medinede dünyaya geldi. Babasi Hz. Ali (a.s), annesi Hz.Fatima'dir.
Nakledilen bir çok hadise gore Hz.Muhammed (s.a.v)
ona özel bir ilgi gösteriyordu. Resulullah, onun dogum haberini aldiginda ve
diger zamanlarda onun bogazindan ve dudaklarindan öptügü, agladigi ve bu
çocugun azgin bir grubun eliyle sehit edilecegin haber verdigi, hadislerde
nakledilmistir.
Hz. Hüseyin, İmam Hasan'in zehirlenip sehid edilmesinden sonra İmam oldu.
Ilahi emir ve nehiylere itinasiz bir insan olan Muaviye'nin oglu Yezid'in
Müslümanlarin önderligine geçmesiyle islam
kökten yok olmak ve saptirilma tehlikesiyle karsi karsiya kalmisti.
Hz.Hüseyin, böyle bir zatin Müslümanlara halife olusunun anlaminin ne
oldugunu iyice biliyor ve buyuruyordu: Eger islam ümmeti Yezid gibi bir
önderin eline düserse islam'a veda etmek gerekir.
Hz.Hüseyin Müslümanlari bu büyük tehlike karsisinda uyarmak ve gelecek
nesillere Yezid'in takipçilerinin yaptikalri seylerin islam'a
baglanamayacagini anlatabilmek için kiyam etti ve Hicretin 61.yilinda
Muharrem ayinin onuncu gününde Kerbela çölünde 72 yaraniyla birlikte sehid
edildi. Bu kiyam, Müslümanlarda büyük bir uyanmaya vesile olarak islam'da
büyük sapikliklarin meydana gelmesini önlemistir. İmam Hüseyin'in kiyamini
müteakip bir biri ardinca olusan kiyamlar bunun en büyük delidir.
|
|
4. İmam ZEYNEL ABiDiN(A.S)
Dördüncü İmam Hz. Zeynülabidin, hicretin 38. yilinda Cümad-es sani ayinin on
besinde Medine'de dünyaya geldi. Babasi Hz. Hüseyin, annesi Iran Sahi
Yezdgird'in kizi Sehrebanu'dur.Babasi Hz. Hüseyin(a.s) ve ashabinin sehid
düstügü Kerbela vakiasinda, yeryüzünün masum imamsiz kalmamasi için, ilahi
bir lutüf olarak hastalanmis, savasa katilamamis ve böylece sag kalmistir.
Hz. Zeynülabidin (a.s) İmam Hüseyin'in (a.s) hicretin 61. yilinda Kerbela'da
sehid edilisini müteakip İmam oldu. Hz.Zeynülabidin'in (a.s) imamlik dönemi,
Ümeyyeogullarinin baski ve zulmünün en siddetli dönemine rastlar. Buna
ragmen, babasinin sehadetindensonra esir olarak dolastirildigi sehirlerde,
yaptigi konusmalarda Hz.Hüseyin'in (a.s) kiyaminin hedeflerini ve ugradiklari
zulümleri açiklayarak halki uyarmis ve onlari Yezid'in Kerbela vakiasini
olusturmakta elde etmek istedigi hedeflerin ters istikametine sevketmistir.
Hz.Zeynülabidin'in (a.s) dualarindan olusan meshur ' Sahife-I Seccadiyye adli
kitaba baktigimizda islam'in bütün siyasi, içtimai ve ferdi nizamlarini en
güzel üslupla dua kalibinda dile getirdigini görüyoruz. Bu da en zor
sartlarda bil e olsa zalimler karsisinda susmamanin gerektigini iyice
göstermektedir.
Hz.Zeyn-ül Abidin (a.s) Hicretin 95. yilinda Muharrem ayinin yirmi besinde
veya on sekizinde zehirletilerek sehit edildi. Kabri Medine'de Baki
mezarligindadir.
|
|
5. İmam MUHAMMED BAKIR (A.S)
Besinci İmam Hz.Muhammed Bakir (a.s), hicretin 57. yilinda Safer ayinin
üçüncü gününde Medine'de dünyaya geldi. Babasi Hz. İmam Seccad, annesi Hz. Imam
Hasan'in kizi Fatima'dir. 38 yasinda İmam oldu.
İmam Zeynülabidin, 35 yillik imamlk döneminde bir çok Sia topluluklari
olusturmustu. Ama siyasi zulüm ve baski yüzünden Ehlibeyt mektebinin fikhi ve
fikri temellerini açiklamaya firsat bulmamisti; İmam muhammed Bakir ve Imam
Cafer Sadik döneminde zulüm ve baski otoritesinde meydan gelen zayiflama
yüzünden, islam ilimlerini ögrenmek isteyen Ehlibeyt dostlari, her taraftan
Medine'ye gelip çesitli islami ilimlerde İmam Muhammed Bakir tarafindan
yetistiriliyorlardi. Bu nedenle imama Bakir-u Ulum (ilmileri yaran) lakabini
verdiler. Imam, hicretin 114 yili Zilhicce ayinin 7. günü sehid oldu. 57 yil
yasadi. Imamet müddeti 19 yil sürmüstür. Kabri Medine'de Baki
mezarligindadir.
|
|
6. İmam CAFER SADIK (A.S)
Altinci İmam Hz.Cafer Sadik (a.s) hicri 83 yili Rebi-ül Evvel ayinin 17.
gününde Medine'de dünyaya geldi. Babasi İmam Muhammed Bakir (a.s), annesi
Kasim Ibn-I Muhammed Ibn-I Ebi bekr'in kizi Ümmü Ferve'dir. 31 yasindayken
İmam oldu.
Hz. İmam Cafer Sadik (a.s) tarihin en hassas dönemlerinden birinde, yani
Ümeyyeogullari saltanatinin çöküsü ve Abbasogullarinin babsa geçisi döneminde
yasamistir. İmam Cafer Sadik (a.s) kendisine hilafet makaminca yöneltilen
bütün teklifleri reddetti. Çünkü Abbasogullarinin hedefi de Ümeyyeoigullari
gibi sadece kendi zalimane saltanatlarin pekistirmekti. İmam Cafer Sadik
(a.s) bu geçis döneminde diger islami ilimleri yaydi. Ilmi tioplantilar
düzenledi, genis ders halkalari zulüm otoritesinin zayiflamasindan en iyi
sekilde faydalanarak, fikih ve olusturdu.Nakledildigine gore, yaklasik 4000
talebe bu meclislere katiliyor, degisik ilim ve marifet dallarinda ihtisas
sahibi olmaya çalisiyorlardi. Imamiyye Sia'sinin fikhi bu İmam tarafindan
tedvin edilmistir. Bundan dolayi Ehlibeyt mezhebine, imam'a atfen Caferi
Mezhebi'denilmektedir.İmam Cafer Sadik (a.s) 65 yasindayken hicri 148 yilinda
receb ayinin on besinde ya da sevval ayinin yirmi besinde zehirletilerek
sehit edildi ve Medine-I Münevvere'de Baki mezarliginda defnedildi.
|
|
7. İmam MUSA KAZIM (A.S)
Yedinci İmam Hz.Musa Kazim (a.s), hicri 128 yili safer ayinin yedisinde Mekke
ve Medine arasinda olan Ebva köyünde dünyaya geldi. Babasi İmam Cafer Sadik,
annesinin adi Hamide'dir. 20 yasinda iken İmam oldu.
İmam Musa Kazim (a.s) Müslümanlara islamin hakikatini açiklayarak, onlara
zalim yöneticilerden uzak durmayi emrediyordu. Abbasi halifilerinden olan
Harun Resit, imamin Müslümanlar arasindaki etkisinden dehsete kapilarak,
devletin güvenligini korumak adiyla, gerçekte ise kendi egemenligini korumak
için imami yakalatip gizlice Medine'den Bagdat'a getirterek zindana atti.
Zalim yöneticiler Imamin da kendileri gibi maddi ve sehevani meselelerden
etkilenecegin sanarak sarayla iliskisi olan kötü bir kadini Imami etkilemek
için o hazretin bulundugu zindana gönderdiler. O kadin Imamin ona hiç bir surette
teveccüh etmedigini ve Allah karsisindaki huzu ve husuunu, razu-niyazini
sürdüdügünü görünce, o da tövbe etti.
Imam'in hapiste de halk içersinde etkisinin yogunlastigini anlayan Harun, o
Hazret'in hayatta kalmasini tahammül edemeyerek, bir Yahudi olan Sindi Ibn-I
Sahik'in yönettigi bir hapise intikal ettirilmesini ve orada zehirletilerek
sehid edilmesini emretti. Sonunda 55 yasindayken hiciri183 yili Receb ayinin
yirmi besinde Bagdat'ta söz konusu zindanda sehit oldu. Kabri, Bagdat'in
yakininda olan Kazimeyn sehrindedir.
|
|
8. İmam ALi RIZA (A.S)
Sekizinci İmam Hz. Ali Riza (a.s) hiciri 148 yilinda zilkade ayinin 11. günü
Medine'de dogdu. Babasi İmam Musa Kazim (a.s), annesi isi Necme'dir. 35
yasinda iken İmam oldu.
Abbasi sultanlarindan olan Me'mun, halkin ilgisini toplayabilmek için
Medine'de bulunan İmam Riza'yi Horasan'a davet etti. Görünürde imam'a çok
ihtiram gösteren Me'mun, hilafeti de ona teklif etti. Oyunlarin farkina varm
imam, Me'mun'la babasinin cinayetlerinin mesuliyetini Kabul etmeyerek bu
teklifi reddetti. Daha sonra Me'mun, imam'a veliahtlik teklif etti ve on
baska bir seçenegin bulunmadigini bildirdi. Imam, memleket ve devlet islerine
müdahale etmemek sartiyla bu teklifi Kabul etti.
İmam Riza (a.s) büyük ilim sahibi bir sahsiyetti. Bu yüzden Al-I Muhammed'in
alimi' diye ün yapmisti. O zamanda mevcut dinlerin temsilcilerini Horasan'a
davet eden Me'mun, Imam'la münazara meclisleri tertiplerdi. İmam onlari
bizzat kendi delilleriyle susturudu. Imamin, halkin kalplerine yer eden sevgisi
gittikçe fazlalasiyordu. Günün birinde Me'mun, Imami Bayram Namazi
kildirmakla görgevlendirdi. İmam bu teklifi Kabul ederken ceddi Resulullah
gibinamaz kildiracagini sart kostu. Bayram günü sade bir elbise veyalin ayak,
sehir disina namaz kilinacak yere giderken, halkin sevgi gösterisi ve
tezahüratiyla karsilasti. Süslü elbiselerle, binekler üzerinde, Bayram Namazi
yerine kadar imama refaket edecek olan devlet adamlari, hallkin imama
gösterdigi ilgi karsisinda ne yapacaklarini sasirdilar ve Me'mun, oyunlarinin
tutmadigini ve imamin kalplerdeki sevgisinin gün geçtikçe arttigini
hisedince, buna tahammül edemeyip Hicri 203. yilininsafer ayinin sonuncu günü
imami 55 yasinda iken zehirleyerek sehit etti. Mübarek nasini Tus sehri
yakinlarinda bir yere defnettiler. Su anda Meshed Sehri olarak taninmakta
olan bu yer, imamin asiklarinin ve dostlarinin ziyaretgahi olmustur.
|
|
9. İmam MUHAMMED TAKi (A.S)
Dokuzuncu İmam Hz.Muhammed Taki (a.s), hicri 195 yili receb ayinin onunda ya da
ramazan ayinin on dokuzunda Medine'de dünyaya geldi. Babasi Hz. İmam Riza,
annesinin adi ise Sebike'dir.
Imamet makamina eristiginde yasi küçüktü; fakat ilimde öyle bir mevkiye
sahipti ki, halkin dini sorunlarinin hepsini halledebiliyor, sinamak için kendisine
yöneltilen çok zor dini meselelere iyice cevap veriyordu.
Hz.İmam Muhammed Taki (a.s) çok takvali ve cömert oldugu için Taki
ve Cevad lakablarini aldi.
Hicri 220 yilinda Abbasi Halifesi Mu'tasim, Hz. İmam Cevad'I Medine'den
Bagdat'a getirtti ve ayni yilini zilkade ayinin son gününde Bagdat'ta
zehirlettirerek sehit etti ve ceddi İmam musa Kazim'in yanina defnedildi.
|
|
10. İmam ALi-EL NAKi (A.S)
Medine’de hiciri 212 yilinda dünyaya gelen İmam gelen İmam Ali Naki
, genç yasinda iken babsini kaybetti. Yasadigi dönem, Abbasi halifelerinden
sirasiyla Me'mum, Mu'tasim, Vasik, Mutevekkil, Muntasir, Müstain ve
mu'tezz'in basta olduklari dönem rastlar.
Mütevekkil'in medine valisi, Imammin halk arasindaki itibar ve sevgisinden
dogabileck muhtemel tehlikelri Mütevekkil'e bildirdi. Mütevekkil, Imami
gözaltinda bulundurabilmek için onu hilafetin merkezi olan Samerra Sehri'ne
gelmeye zorladi. Hatta defalarca Imamin evi Mütevekkil'in emriyle
aratilmisti. Ehlibeyt'e karsi düsmanlik gütmek yönünden Abbasi Halifeleri
arasinda Mütevekkil ön sirayi alir. O açikça Hz. Ali'ye (a.s) küfür eder ve
eglence meclislerinde soytarilarina Hz. Ali'yi taklit ettirir ve eğlenirdi. Onun emriyle Hz.
Hüseyin'in türbesi tamamen yıktırıldı.
Müslümanlarin beyt-ül malindan sorumsuzca harcamalarda bulunan Abbasi
halifeleri, Allah'in ahkamini da geregince tatbik etmiyorlardi. Bu durum
karsisinda Ehlibeyt Imamlari ise Müslümanlari uyararak onlarin zalimleri
karsi durmalarini ve Islam ahkamini müdafaa etmelerini istiyordu. Imamlarinin
bu çalismalarindan tedirgin olan Abbasi halifesi Mü'tezz sonunda İmam Ali
Naki'yi 254 hicri yilinda 42 yaşinda zehirleterek şehit etti. Mezari Samerra şehrindedir.
|
|
11. İmam HASAN-EL ASKERi (A.S)
On birinci İmam Hz. Hasan Askeri (a.s), hicri 232 yili rabi-üs sani ayinm
sekizinci ya da dördüncü günü Medine'de dünyaya geldi. Babasi, İmam Ali Naki,
annesi isi Hadis'dir. 23 yaşinda İmam oldu. İmam Hasan Askeri (a.s), değerli
babasi gibi Samerra şehrinde askeri bir bölgede gözaltina alinmişti. Bu
yüzden de Askeri lakabiyla anilmiştir. Değerli ömrünün bir müddetini de
zindanda geçirmiştir. Halk, serbestçe o hazretle görüşüp ilminden
yararlanamadiği halde ondan çok değerli hadisler naklolunmuştur.
İmam Hasan Askeri (a.s), 28 yil yaşadiktan sonra hicri 260 yilinda rebi-ül
evvel ayinin sekizinde Samerra'da zehirletilerek şehit edildi ve mübarek naşi
ayni şehirde defnedildi.
|
|
12. İmam MUHAMMED MEHDi'NiN (A.S) HAYATI
On birinci İmam Hasan Askeri'nin oğlu olan İmam Mehdi (a.s), hicri 255
yilinda şaban ayinin 15'nde Samerra şehrinde sabah vakti dünyaya geldi. ismini
Muhammed koydular. Annesinin adi, Nergis'dir. imamin doğuşu, halkin çoğundan,
özellikle Abbasi casuslarindan gizli ttuluyordu. Çünkü, on ikinci imamin
kiyam edeceği ve bütün zalimlerin hükümetine son vereceği Hz.Resulullah
(s.a.v) tarafindan müjdelendiği için, Abbasi Saltanati endişe içerisndeydi. Bu
yüzden imamin yok edilmesi için planlar tertipliyorlardi. Babalari hayatta
iken, yalnizca imami samimi dostu olan şiiler ziyaret edebiliyorlardi. Babalarinin
şahadetinden sonra Abbasi Saltanati, imamin öldürülmesi için çapli bir
harekete girişti. Allah da onu halkin gözünden uzaklaştirdi.
imamin hayatini iki döneme ayirmak mümkündür.
1- Gaybet-I Suğra (küçük gizlilik dönemi)
2- Gaybet-I Kübra (büyük gizlilik dönemi)
Birinci gaybet döneminde temiz ve pak yaratilişa sahip bazi kimseler imam
tarafindan, vekalet ve niyabetmakamina tayin edildiler. Bu vekiller, şiilerin
sorularini Hz. Mehdi'ye (a.s) ulaştirir ve Hazret'in yazdiği cevap ve
tavsiyeleri tevkiadiyla halkin istifadesine sonuyorlardi. Bu sefirlerin
isimleri şöyledir:
1- Abu Amr Osman b.Said
2- Ebu Cafer Muhammed b. Osman
3- Hüseyn b. Ruh
4- Ali b. Muhammed
Dördüncü sefir olan Ali b. Muhammed'in vefati ile imamin tarafindan özel
olarak belirlenen niyabet makami da kalkmiş oldu ve imam'la dolayli olarak
irtibat kurma yolu da kapanarak Gaybet-I Kübra dönemi başladi.
Hicri 328 yilindan itibaren başlayan Gaybet-I Kübra ile artik hiç kimse
imamin bulunduğ uyerden haberdar değildir. imamin gerek görüşmelerinde ve
gerekse yazmiş olduğu tevkilerinde söylediği derin manali sözlerbu dönemdeki
meselelere işik tutmaktadir. Bu buyruklar gereğince onun takipçileri bu
dönemde ehlibeyt imamlari'ndan hadis nakleden fakihlere uyarlar. Gaybet-I
Kübra döneminde bu fakihlerin taşidiklari vazifeye niyabet-I amma(genel
naiplik) denir. Bu esasa göre şartlari haiz fakihler, taklid merciii yani
şer'I hükümlerde fetvalarina uyulmasi gereken kişilerdir. Yine bu esastan
yöneticilik makaminin da fakihe ait olduğu anlaşiliyor.
Imamin dünyaya gelişinden bu güne kadar bin yıldan fazla bir süre geçmiştir.
Bu zaman boyunca hep neklenmiştir ve beklenecektir. inşallah o büyük Hazretín gelmesinden sonra
tüm dünyanin, zulm ve karanlıklardan sıyrılarak adalet ve nurla dolmasını
dileriz.
|